
Sulh Hukuk Mahkemesi Nedir? Görevleri Nelerdir?
Türk yargı sisteminde özel hukuk uyuşmazlıklarının çözüldüğü en temel mercilerden biri olan sulh hukuk mahkemesi, kanunla özel olarak belirlenmiş dava ve işlere bakmakla görevli ilk derece hukuk mahkemelerinden biridir. Özellikle mülkiyet hakkı, miras paylaşımları ve son yıllarda adliyelerin iş yükünü büyük oranda oluşturan kira uyuşmazlıkları bu mahkemenin görev alanında yer alır.
İzmir avukatı olarak bölgedeki adli süreçleri yakından takip eden ofisimiz, özellikle Gaziemir ve Menderes ilçelerindeki taşınmaz uyuşmazlıklarında yetkili mahkemelerin işleyişini titizlikle analiz etmektedir. Bu yazımızda, sulh hukuk mahkemelerinin görevlerini, hangi davalara baktığını ve 2026 yılı itibarıyla güncel yargılama usullerini mevzuat çerçevesinde detaylıca ele alacağız.
Sulh Hukuk Mahkemesi Nedir ve Hangi Kanuna Dayanır?
Sulh hukuk mahkemelerinin görev alanı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 4. maddesi ile sınırları net ve açık bir şekilde çizilerek belirlenmiştir. Bu mahkemeler genel yetkili mahkeme olmayıp, yalnızca kanunda açıkça sayılan belirli türdeki uyuşmazlıkları çözüme kavuşturur; dolayısıyla her türlü özel hukuk davası bu merci önünde görülemez.
Geniş bir dava yelpazesine sahip olan bu mahkemelerde hızlı ve pratik bir işleyiş hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, HMK m. 316 uyarınca sulh hukuk mahkemesi bünyesindeki tüm dava ve işlerde kural olarak basit yargılama usulü uygulanmaktadır. Basit yargılama usulü, dilekçelerin teatisi aşamasını kısaltarak adaletin daha hızlı tecelli etmesine olanak tanır.
HMK m. 4 Çerçevesinde Sulh Hukuk Mahkemesinin Görevleri
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, dava konusunun değerine veya tutarına bakılmaksızın aşağıdaki uyuşmazlıklar doğrudan bu mahkemenin görev alanına girer:
1. Kira İlişkisinden Doğan Tüm Uyuşmazlıklar ve Tahliye Davaları
Kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak, fesih, tahliye, kira tespiti ve uyarlama davalarının tamamı sulh hukuk mahkemesinde görülür. Ancak burada çok önemli bir hukuki ayrım mevcuttur: İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 269 kapsamında yürütülen ilamsız icra yoluyla tahliye işlemleri ve buna bağlı itirazlar icra mahkemelerinin uhdesindedir. Dolayısıyla genel bir “tahliye davası” ile “icra takibine dayalı tahliye” süreçleri birbirine karıştırılmamalıdır. Bu kapsamda açılacak davaların yasal zeminleri ve süreçleri hakkında daha detaylı bilgi edinmek için Kira Tespit Davası Şartları 2026 başlıklı rehberimizi de inceleyebilirsiniz.
2. Ortaklığın Giderilmesi (Izale-i Şuyu) ve Mal Paylaşımı
Bir taşınır veya taşınmaz mal üzerinde birden fazla kişinin paylı veya elbirliğiyle mülkiyet sahibi olması durumunda, bu ortaklığın sona erdirilmesi amacıyla açılan davalara sulh hukuk mahkemesi bakar. Özellikle miras ortaklıklarında sıklıkla karşımıza çıkan bu davalarda mahkeme, malın aynen taksim edilmesine ya da satış suretiyle bedelinin paylaştırılmasına karar verir. Özellikle Gaziemir ve Menderes bölgelerinde tarım arazileri ve arsalara ilişkin ortaklığın giderilmesi davaları yoğunluk göstermektedir.
3. Sadece Zilyetliğin Korunmasına Yönelik Davalar
Taşınır veya taşınmaz mallarda mülkiyet hakkından bağımsız olarak, sadece fiili hakimiyetin (zilyetliğin) korunması, müdahalenin önlenmesi veya gasbedilen zilyetliğin geri verilmesi talepli davalar bu mahkemede çözülür. Burada korunan temel unsur malın sahibi olmak değil, o malı fiilen kullanan kişinin hakkının gasp edilmesini önlemektir.
4. Diğer Özel Kanunların Verdiği Görevler (Vesayet ve Kat Mülkiyeti)
Sulh hukuk mahkemelerinin tek görev alanı HMK m. 4 ile sınırlı değildir. Farklı özel kanunlar da bu mahkemeye veya hakime doğrudan görev yükleyebilir. Uygulamada en sık karşılaşılanlar şunlardır:
-
Vesayet, vasi tayini ve kayyımlık işleri.
-
Vasiyetnamelerin açılması ve ilgililere okunması süreçleri.
-
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan apartman/site yönetimi uyuşmazlıkları.
-
Çekişmesiz yargı kapsamındaki belirli işler.
Sulh Hukuk Mahkemesinde Dava Nasıl Açılır?
Bu mahkemede usulüne uygun bir dava açabilmek için öncelikle görevli ve yetkili mahkemeye hitaben yazılmış, hukuki dayanakları ve delilleri içeren eksiksiz bir dava dilekçesinin hazırlanması gerekir. Dilekçeyle birlikte gerekli harçların ve gider avansının vezneye yatırılması zorunludur.
Arabuluculuk Şartı Notu: Kira ilişkileri, ortaklığın giderilmesi ve kat mülkiyeti gibi sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren birçok uyuşmazlıkta dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru yapılması yasal bir dava şartıdır. Arabuluculuk süreci tüketilmeden doğrudan açılan davalar usulden reddedilecektir.
Mahkeme Kararlarına Karşı İstinaf ve Temyiz Süreci
Sulh hukuk mahkemesi tarafından verilen kararlar tamamen nihai olmayıp, kanunun öngördüğü parasal ve hukuki sınırlar dahilinde üst mahkemelerin denetimine tabidir.
-
İstinaf Başvurusu: İlk derece mahkemesinin nihai kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) nezdinde istinaf yoluna başvurulabilir. HMK m. 341 uyarınca belirlenen parasal kesinlik sınırının altında kalan malvarlığı davaları ise kesindir ve istinafa götürülemez.
-
Temyiz Başvurusu: İstinaf dairelerinin kararlarına karşı Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurulması ise oldukça sınırlıdır. HMK m. 362 uyarınca, kira ilişkisinden doğan bazı istisnalar hariç olmak üzere sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davaların büyük bir kısmında BAM kararları kesin olup temyiz yolu kapalıdır.
İstinaf ve temyiz süreçlerindeki parasal sınırların her yıl yeniden değerleme oranlarına göre güncellendiği unutulmamalı, 2026 yılı güncel sınırları için mutlaka Resmi Gazete ve güncel mevzuat verileri esas alınmalıdır.
Deneyimli Bir İzmir Avukatı ile Çalışmanın Önemi
Sulh hukuk mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulü süreçlerin hızlı ilerlemesini sağlasa da, hak düşürücü süreler, ihtar zamanlamaları, delillerin sunulma usulü ve zorunlu arabuluculuk aşamaları son derece katı kurallara bağlıdır. Usul hatası yapılması, haklı olduğunuz bir davayı kaybetmenize veya telafisi imkansız maddi zararlara uğramanıza yol açabilir.
Özellikle İzmir, Gaziemir ve Menderes adliyelerindeki dava süreçlerinizin, sürelerin kaçırılmaması ve doğru stratejiyle yürütülmesi adına alanında uzman bir avukat desteğiyle takip edilmesi en sağlıklı yoldur. Gayrimenkul, kira ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarınız için ofisimizle iletişime geçerek profesyonel hukuki danışmanlık alabilirsiniz.
Avukat & Arabulucu Erdi Durak
Web: erdidurak.av.tr
